FreeNews cebinizde

Uygulama sitenin güncel haberlerini açar. Okumak için internet bağlantısı gerekir.

Voice of the Oppressed of the World13 Ekim 2026
FreeNews logosuVoice of the Oppressed of the World
Haber merkezi ↗

Yemen’den Yükselen Dumanlar ve Ankara’ya Uzanan Parmak

· Eylül 21, 2026 · Güncelleme: Eylül 21, 2026

Özet ve ses yapay zekâ tarafından oluşturulur; ses gerçek bir kişiye ait kayıt değildir. Ayrıntılar için yazının tamamını okuyun.

Kızıldeniz’in Gölgesinde Yeni Tehditler: Yemen’den Yükselen Dumanlar ve Ankara’ya Uzanan Parmak

Ortadoğu’nun kronikleşmiş kriz merkezlerinden biri olan Yemen, uzun süredir küresel ve bölgesel aktörlerin vekalet savaşlarına sahne oluyor. Son dönemde yaşanan gelişmeler ise bu coğrafyadaki suların durulmayacağını, aksine krizin dalga boyunu artırarak tüm bölgeyi ve hatta ötesini tehdit ettiğini gösteriyor. Bir yanda Husilerin sahadaki tehlikeli ilerleyişi, diğer yanda Suudi Arabistan’ın askeri ve stratejik çıkmazı ve nihayetinde bir Husi komutanın Türkiye’yi doğrudan hedef alan cüretkar tehditleri… Tablo, Doğu Akdeniz’den Kızıldeniz’e uzanan jeopolitik hattın ne denli kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.

Öncelikle sahadaki askeri dengelere bakmak gerekiyor. İran’ın desteğiyle onlarca yıldır bölgesel bir aktör haline gelen Husiler (Ensarullah), Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun yıllar süren ve milyarlarca dolara mal olan hava kampanyalarına rağmen stratejik üstünlüğü ele geçirmiş durumda. Yemen’in dağlık ve zorlu coğrafyasında elverişli bir gerilla savaşı yürüten bu grup, son dönemde özellikle Kızıldeniz’deki küresel ticaret yollarını tahrip etme kapasitesiyle dikkat çekti. Batılı güçlerin deniz güvenliğini sağlama operasyonları bile Husilerin asimetrik tehditlerini durdurmaya yetmedi. Suudi Arabistan açısından durum ise oldukça sancılı. Riyad yönetimi, yıllardır batağa saplandığı bu savaştan “yüz akıyla” çıkmanın yollarını arıyor. Ekonomik vizyon projeleriyle ülkesini dönüştürmek isteyen Veliaht Prens Muhammed bin Selman, sınırlarının hemen dibinde devam eden bu istikrarsızlıktan kurtulmak istese de, Husilerin askeri baskısı altında masaya oturmak zorunda kalıyor. Suudi ordusunun modern silahlara ve milyarlarca dolarlık savunma bütçesine rağmen asimetrik harp karşısındaki caydırıcılık zafiyeti, bölgedeki güç dengelerini altüst etmiş durumda.

İşte tam da bu sıkışmışlık ve özgüven zehirlenmesi ortamında, krizin boyutunu Türkiye’ye kadar uzatan skandal bir olay yaşandı. Kısa süre önce bir Husi komutanın Türkiye Cumhuriyeti’ni ve onun liderliğini hedef alan tehditkar açıklamaları, Ankara’nın dış politikadaki aktif ve caydırıcı rolünden ne kadar rahatsız olduklarının açık bir ilanıydı. Yıllardır İslam coğrafyasındaki mazlumların yanında duran, diplomasiyi askeri güçle destekleyerek Kafkaslar’dan Libya’ya, Karabağ’dan Somaliye kadar barış ve istikrarın teminatı olan Türkiye, şimdi de gayrimeşru silahlı yapıların hedef tahtasına oturtulmaya çalışılıyor.

Peki, arkasında hangi akıl olduğu kolayca tahmin edilebilen bu cüretin sebebi ne?
Cevap çok net: Türkiye’nin bölgesel denklemleri değiştiren, terörle mücadelen taviz vermeyen ve emperyalist planları bozan bağımsız duruşu. Ankara’nın deniz yetki alanlarından savunma sanayiindeki devrim niteliğindeki başarılara kadar attığı her stratejik adım, bölgedeki kukla yapıları ve onların emperyalist efendilerini rahatsız ediyor. Husi komutanın savurduğu kuru tehditler, Türkiye’nin gücünün ve etki alanının Ortadoğu’daki kontrolsüz aktörler tarafından ne kadar yakından izlendiğinin ve hatta korku yarattığının bir göstergesidir.

Ancak bilinmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti, adı dahi anılmayacak bölgesel milislerin ve onların arkasındaki dış odakların tehditlerine papuç bırakacak bir devlet değildir. Ankara, milli güvenliğine yönelebilecek her türlü tehdidi kaynağında bertaraf etme kapasitesine, iradesine ve siyasi kararlılığına fazlasıyla sahiptir.

Sonuç olarak; Yemen’deki Husilerin ilerleyişi ve Suudi Arabistan’ın askeri acziyeti, Arap Yarımadası’ndaki istikrarsızlığın daha da derinleşeceğinin habercisidir. Bu kaos ortamının Türkiye gibi merkez ülkeleri hedef alacak şekilde manipüle edilmeye çalışılması ise beyhude bir çabadır. Kızıldeniz’in suları ısınabilir, Yemen dağlarından ellerini sallayanlar kendilerini dev aynasında görebilir; ancak Türkiye, ne bu tehditlere boyun eğer ne de bölgesindeki güç mücadelesinde bir adım geri atar. Herkesin adımlarını ve söylemlerini buna göre tartması, tarih bilincini yeniden gözden geçirmesi inanın kendileri için en hayırlısı olacaktır.

FREENEWS · AÇIK HABERCİLİK

Son içerik güncellemesi: 21.09.2026 18:06

Bu dosyayı takip et

Gizlilik açıklaması

Düzeltme bildir

Soru veya düzeltme iletmek için giriş yapın. Hesabınız yoksa haber merkezinden başvurabilirsiniz.

Haberle konuş özelliğini kullanmak için giriş yapın.

Sesli okuma cihazınızın desteklediği seslerle yapılır.

SESE ORTAK OL

Bu yazıyı paylaşın

Bir paylaşım, daha çok insana ulaşan bir ses.

Yemen’den Yükselen Dumanlar ve Ankara’ya Uzanan Parmak
KÖŞE YAZISI

Yemen’den Yükselen Dumanlar ve Ankara’ya Uzanan Parmak

Kızıldeniz'in Gölgesinde Yeni Tehditler: Yemen'den Yükselen Dumanlar ve Ankara'ya Uzanan Parmak Ortadoğu’nun kronikleşmiş kriz merkezlerinden biri olan Yemen, uzun süredir küresel…

freenews.tr · Mustafa Özbay /Ekonomist-CFO-Yazar

WhatsApp başlığı kalın ve paragrafları ayrı gönderir. Görsel önizlemesini alıcı platform oluşturur; görsel dosyası otomatik eklenmez. Fotoğraf olarak paylaşmak için Görseli indir ve Metni kopyala düğmelerini kullanın.


Yazar hakkında

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir