Türkiye’den “sanık sandalyesinde olmalı” tepkisi

Freenews.tr/İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026 tarihinde New York’taki Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda kürsüye çıkmıştır. Netanyahu konuşmaya başlamadan hemen önce, aralarında Türkiye, Tunus, Suudi Arabistan, Katar, İran, Endonezya, Pakistan ve Cezayir’in de bulunduğu onlarca ülke heyeti salonu terk etmiştir. Yaklaşık 70 heyetin protestoya katıldığı veya salonda yer almadığı rapor edilirken, ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya heyetlerinin ise salonda kalmaya devam ettiği görülmüştür. Salonu terk eden diplomatları hedef alan Netanyahu, onları “ahlaki korkaklar” olarak nitelendirmiş ve konuşmasına “Bu salonu henüz terk etmemiş başka ahlaki korkaklar varsa lütfen şimdi terk etsinler” sözleriyle başlamıştır.
Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu took the podium at the 81st United Nations General Assembly in New York on September 24, 2026. Just before Netanyahu began his speech, delegations from dozens of countries, including Turkey, Tunisia, Saudi Arabia, Qatar, Iran, Indonesia, Pakistan, and Algeria, left the hall. While it was reported that about 70 delegations participated in the protest or were not present in the hall, delegations from the US, UK, France, and Germany were seen remaining in the hall. Targeting the diplomats who left the hall, Netanyahu described them as “moral cowards” and began his speech with the words, “If there are any other moral cowards who haven’t left this hall yet, please leave now.”
Konuşmasında Gazze’deki askeri operasyonlara yönelik yöneltilen soykırım iddialarını reddeden Netanyahu, bu suçlamaları “yüzyılın en büyük yalanı” ve “soykırımın tam tersi” şeklinde tanımlamıştır. İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırıyı ise hayatında aldığı “en kolay kararlardan biri” olarak savunmuştur. Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “tiran” olarak hedef alan Netanyahu, Türkiye’yi antisemit yalanların yayıcısı olmakla ve Hamas liderlerine ev sahipliği yapmakla suçlamış; ayrıca New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’yi de hedef tahtasına oturtmuştur.
Denying the accusations of genocide directed against the military operations in Gaza during his speech, Netanyahu defined these allegations as “the biggest lie of the century” and “the exact opposite of genocide.” He defended the attack against Iran as “one of the easiest decisions” he had ever made in his life. In the later parts of his speech, targeting Turkish President Recep Tayyip Erdogan as a “tyrant,” Netanyahu accused Turkey of spreading antisemitic lies and hosting Hamas leaders, while also putting New York City Mayor Zohran Mamdani in his crosshairs.
Netanyahu’nun sözlerine Türkiye’den çok sert tepkiler gecikmemiştir. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CNN Türk ve A Haber canlı yayınlarına bağlanarak, Netanyahu’nun BM kapısından içeri dahi sokulmaması gerektiğini belirtmiş; “O katilin yeri BM kürsüsü değil sanık sandalyesidir. Doğru yer, insanlık adına kurulmuş bir insanlık mahkemesinde soykırım suçlarının hesabını vermesidir” ifadelerini kullanmıştır. Çelik ayrıca Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarını “hadsiz ve saldırgan” olarak nitelendirmiştir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da Netanyahu’nun ifadelerini “hadsiz ve alçak” şeklinde değerlendirmiştir. Türkiye’nin resmi çizgisi, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) hakkında çıkardığı tutuklama kararına rağmen Netanyahu’nun BM kürsüsünde konuşma yapabilmesinin uluslararası hukuk açısından büyük bir sorun teşkil ettiği yönündedir.
Very harsh reactions from Turkey to Netanyahu’s words were not delayed. AK Party Spokesperson Ömer Çelik connected live to CNN Türk and A Haber, stating that Netanyahu should not even be allowed through the UN doors and using the expressions, “The place for that murderer is not the UN podium, but the defendant’s bench. The right place is to account for genocide crimes in a humanity court established on behalf of humanity.” Çelik also described Netanyahu’s statements targeting President Erdoğan as “insolent and aggressive.” Presidency’s Director of Communications Burhanettin Duran also evaluated Netanyahu’s expressions as “insolent and despicable.” Turkey’s official line is that Netanyahu’s ability to speak at the UN podium despite the arrest warrant issued against him by the International Criminal Court (ICC) poses a major problem in terms of international law.
BM Genel Kurulu’nun gerçekleştirildiği New York’taki BM binası çevresinde de geniş çaplı protestolar düzenlenmiştir. Yüzlerce gösterici Gazze’deki savaşa ve Netanyahu’nun ziyaretine karşı sokaklara dökülürken, polis müdahalesi sonucunda aralarında ünlü oyuncu Susan Sarandon’ın da bulunduğu onlarca kişi gözaltına alınmıştır.
Large-scale protests were also organized around the UN building in New York where the UN General Assembly took place. While hundreds of demonstrators poured into the streets against the war in Gaza and Netanyahu’s visit, dozens of people, including famous actress Susan Sarandon, were detained as a result of police intervention.
Öte yandan Netanyahu’nun bu sert ve savunmacı konuşması, İsrail’de 27 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimler öncesinde hem iç kamuoyuna mesaj verme hem de uluslararası eleştirilere karşı bir savunma stratejisi niteliği taşımıştır. Gazze savaşı, İran’a yönelik operasyonlar ve bölgedeki derin gerilimlerin gölgesinde geçen bu süreç, Türkiye tarafınca “uluslararası düzenin zayıflaması” ve “hukukun çiğnenmesi” olarak değerlendirilmeye devam etmektedir.
On the other hand, this harsh and defensive speech by Netanyahu served as both a message to the domestic public and a defense strategy against international criticisms ahead of the elections to be held in Israel on October 27. This process, which took place in the shadow of the Gaza war, operations against Iran, and deep tensions in the region, continues to be evaluated by the Turkish side as the “weakening of the international order” and “the violation of law.”
2. Netanyahu’nun BM Konuşmasının Detaylı Analizi
2. Detailed Analysis of Netanyahu’s UN Speech
Netanyahu’nun 81. Genel Kurul’daki hitabet, strateji ve argüman yapısı şu başlıklar altında incelenebilir:
Netanyahu’s rhetoric, strategy, and argument structure at the 81st General Assembly can be examined under the following headings:
- Diplomatik Tecrit ve Sert Retorik: Salonun büyük bir kısmı tarafından boykot edilmesi, Netanyahu’nun uluslararası alandaki yalnızlığını derinleştirirken, salondan ayrılan veya tepki gösteren diplomatları doğrudan “ahlaki korkak” ilan etmesi oldukça kutuplaştırıcı ve saldırgan bir üslup benimsediğini göstermektedir.
Diplomatic Isolation and Harsh Rhetoric: While being boycotted by a large part of the hall deepens Netanyahu’s isolation in the international arena, his declaring the diplomats who left the hall or reacted directly as “moral cowards” shows that he has adopted a very polarizing and aggressive style. - Uluslararası Hukuk ve Suçlamaların Toplu İnkârı: Gazze’deki operasyonlara yönelik soykırım ve insan hakları ihlali iddialarını “yüzyılın en büyük yalanı” olarak nitelendirmesi, uluslararası kurumların ve mahkemelerin raporlarına karşı tamamen inkâra dayalı bir savunma hattı kurduğunu ortaya koymaktadır.
International Law and Blanket Denial of Accusations: His characterization of the genocide and human rights violation allegations regarding operations in Gaza as “the biggest lie of the century” reveals that he has established a defense line based entirely on denial against the reports of international institutions and courts. - Bölgesel Aktörleri Doğrudan Hedef Alma: İran’a yönelik operasyonları “en kolay karar” olarak sunması ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani gibi isimleri hedef alması, dış politikada gerilimi tırmandıran ve caydırıcılığı agresif söylemlerle destekleyen bir hat izlediğini göstermektedir.
Directly Targeting Regional Actors: His presentation of operations against Iran as “the easiest decision” and his targeting of figures like Turkish President Recep Tayyip Erdogan and New York City Mayor Zohran Mamdani show that he follows a line that escalates tensions in foreign policy and supports deterrence with aggressive rhetoric. - İç Siyasete Yönelik Zamanlama: Konuşmanın, İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak kritik seçimlerin hemen öncesine denk getirilmesi, uluslararası platformdaki bu meydan okumanın aslında içerideki milliyetçi ve sağ seçmeni konsolide etme amacı taşıyan iç politika odaklı bir hamle olduğunu göstermektedir.
Timing Aimed at Domestic Politics: The fact that the speech was timed right before the critical elections to be held in Israel on October 27 shows that this defiance on the international platform is actually a domestic-politics-oriented move aimed at consolidating nationalist and right-wing voters at home.
3. Genel Kurul’daki Diğer Önemli Dinamikler ve Küresel Yansımalar
3. Other Important Dynamics and Global Reflections in the General Assembly
24 Eylül 2026 tarihindeki Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu oturumları, küresel diplomasi açısından şu dikkat çekici gelişmelere sahne olmuştur:
The 81st United Nations General Assembly sessions on September 24, 2026, witnessed the following remarkable developments in terms of global diplomacy:
- Geniş Çaplı Diplomatik Boykot: Yaklaşık 70 ülkenin heyetinin Netanyahu’nun konuşmasını protesto etmek amacıyla salonu terk etmesi veya oturuma katılmaması, uluslararası toplumun büyük bir kesiminin İsrail’in Gazze politikalarına karşı duyduğu rahatsızlığın en somut göstergesi olmuştur.
Large-Scale Diplomatic Boycott: The fact that delegations from approximately 70 countries left the hall or did not attend the session to protest Netanyahu’s speech became the most concrete indicator of the discomfort felt by a large segment of the international community against Israel’s policies in Gaza. - Batılı Aktörlerin Ayrışan Tutumu: ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya heyetlerinin salonda kalmaya devam etmesi, Batılı müttefikler ile Küresel Güney ve diğer uluslararası aktörler arasındaki jeopolitik fay hatlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Divergent Stance of Western Actors: The fact that delegations from the US, UK, France, and Germany continued to stay in the hall once again laid bare the geopolitical fault lines between Western allies and the Global South and other international actors. - Sokak Protestoları ve Sivil Toplum Reaksiyonu: BM binası dışındaki eylemlerde Susan Sarandon gibi tanınmış simaların da aralarında bulunduğu protestocuların gözaltına alınması, sivil toplumun ve sanat çevrelerinin Netanyahu’nun varlığına ve politikalarına karşı gösterdiği tepkinin küresel çapta sokağa yansıdığını kanıtlamaktadır.
Street Protests and Civil Society Reaction: The detention of protesters, including well-known figures like Susan Sarandon, in demonstrations outside the UN building proves that the reaction shown by civil society and art circles against Netanyahu’s presence and policies has been reflected on the streets globally.
Son içerik güncellemesi: 25.09.2026 20:09
Bu dosyayı takip et
Düzeltme bildir
Soru veya düzeltme iletmek için giriş yapın. Hesabınız yoksa haber merkezinden başvurabilirsiniz.
Haberle konuş özelliğini kullanmak için giriş yapın.
Sesli okuma cihazınızın desteklediği seslerle yapılır.
Bu yazıyı paylaşın
Bir paylaşım, daha çok insana ulaşan bir ses.

Türkiye’den “sanık sandalyesinde olmalı” tepkisi
Freenews.tr/İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026 tarihinde New York’taki Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda kürsüye çıkmıştır. Netanyahu konuşmaya başlamadan he…
freenews.trTikTok, YouTube, Snapchat, Messenger, Signal, Discord ve Mastodon için metni kopyalayın; desteklenen gönderi türüne görseli kendiniz ekleyin. Cihazda paylaş menüsünde yalnızca cihazınızın sunduğu uygulamalar görünür.
Bu düğme hesaplara otomatik gönderi veya video yayımlamaz. Görseli indirip aşağıdaki metin ve bağlantıyla birlikte paylaşabilirsiniz.
Görseli indirin, paylaşım metnini kopyalayın ve Instagram’da yeni gönderiye ekleyin. Telefonda paylaşım menüsünde Instagram görünürse onu seçebilirsiniz.
1080 × 1350 piksel. Metin otomatik aktarılmayabilir; kopyalayıp açıklamaya yapıştırın. Haber bağlantısını profilinize veya hikâyedeki bağlantı etiketine ekleyebilirsiniz.
WhatsApp başlığı kalın ve paragrafları ayrı gönderir. Görsel önizlemesini alıcı platform oluşturur; görsel dosyası otomatik eklenmez. Fotoğraf olarak paylaşmak için Görseli indir ve Metni kopyala düğmelerini kullanın.
Etiketler: olmalı, sandalyesinde, sanık, tepkisi, Türkiye

Bir yanıt yazın