FreeNews cebinizde

Uygulama sitenin güncel haberlerini açar. Okumak için internet bağlantısı gerekir.

Voice of the Oppressed of the World13 Ekim 2026
FreeNews logosuVoice of the Oppressed of the World
Haber merkezi ↗

As Trump Campaigns, Who Will Pay the Price of the Crisis?

· Ekim 2, 2026 · Güncelleme: Ekim 2, 2026

Özet ve ses yapay zekâ tarafından oluşturulur; ses gerçek bir kişiye ait kayıt değildir. Ayrıntılar için yazının tamamını okuyun.

As Trump Campaigns, Who Will Pay the Price of the Crisis?

Mahir Deniz | FreeNews.TR —

Campaign rallies are filled with sweeping promises. Voters’ homes are filled with grocery receipts, rent notices, and fuel bills. Even the boldest political statements can lose their power when confronted with those small pieces of paper.

The approaching 2026 US midterm elections are taking shape against this tension. One distinction matters: Trump is not running for re-election as president in these elections. But the balance of power in Congress will directly affect what he can accomplish during the remainder of his presidency.

According to Reuters’ October 1 report, Trump began an intensive campaign to support Republican candidates. Voter dissatisfaction with his handling of the economy is also emerging as a major issue in the contest.

What might he do next?

My assessment is that he will not want the economic debate to revolve around prices alone. He may place security, immigration, trade, and foreign-policy developments at the centre of his campaign. He may seek to present a diplomatic development as a “success” and an economic problem as the result of external circumstances. These are assessments based on electoral incentives, not inside knowledge of a confirmed plan.

The real question is whether political messaging can ease economic pressures.

Across the global economy, energy costs, trade fragmentation, and geopolitical uncertainty can reinforce one another. The IMF’s July 2026 assessment also shows how sensitive the growth and inflation outlook is to such risks. Rising risks, however, do not mean that a major collapse is inevitable.

Declaring that “a crisis is definitely coming” is as simplistic as insisting that “nothing is wrong.”

A better approach is to consider different possibilities together. Easing tensions could relieve energy and transport costs. Prolonged conflicts and new trade barriers could intensify price pressures. If financing conditions tighten, indebted businesses and vulnerable economies could face greater strain.

For Türkiye, the significance of these developments is clear. Volatility abroad can affect everyday life at home through energy costs, external demand, and financing conditions. Economic policymakers must therefore do more than explain external developments; they must strengthen the country’s ability to withstand them.

Predictable policies, productive capacity, and measures that protect vulnerable groups can deliver more lasting results than campaign slogans.

The electoral outcome in Washington matters. But the rest of the world cannot tie its future to the campaign of a single politician.

Elections end. The bill for poor economic decisions remains on the table.

Trump Sandığa Giderken Krizin Faturasını Kim Ödeyecek?

Mahir Deniz | FreeNews.TR —

Seçim meydanlarında büyük vaatler konuşulur. Seçmenin evinde ise market fişi, kira ve yakıt faturası vardır. Siyasetin en iddialı cümleleri bile bazen o küçük kâğıtların karşısında etkisini kaybeder.

ABD’de yaklaşan 2026 ara seçimleri bu gerilimin gölgesinde şekilleniyor. Burada bir ayrımı doğru yapmak gerekiyor: Trump yeniden başkan seçilmek için yarışmıyor. Ancak Kongre’deki güç dengesi, başkanlığının kalan döneminde neleri yapabileceğini doğrudan etkileyecek.

Reuters’ın 1 Ekim tarihli haberine göre Trump, Cumhuriyetçi adaylara destek amacıyla yoğun bir seçim kampanyasına başladı. Ekonomi yönetimine ilişkin seçmen memnuniyetsizliği de yarışın önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Peki bundan sonra ne yapabilir?

Benim beklentim, ekonomi üzerindeki tartışmayı yalnızca fiyatlar üzerinden yürütmek istemeyeceği yönünde. Güvenlik, göç, dış ticaret ve dış politikadaki gelişmeleri kampanyanın merkezine taşıması mümkün. Diplomatik bir gelişmeyi “başarı”, ekonomik bir sorunu ise dış koşulların sonucu olarak sunmaya çalışabilir. Bunlar kesinleşmiş bir planın bilgisi değil, seçim siyasetinin teşviklerinden hareketle yapılmış değerlendirmelerdir.

Asıl soru, siyasi söylemin ekonomik baskıları azaltıp azaltamayacağıdır.

Küresel ekonomide enerji maliyetleri, ticari parçalanma ve jeopolitik belirsizlik birbirini besleyebilir. IMF’nin Temmuz 2026 değerlendirmesi de büyüme ve enflasyon görünümünün bu tür risklere duyarlı olduğunu ortaya koyuyor. Ancak risklerin artması, mutlaka büyük bir çöküş yaşanacağı anlamına gelmez.

“Kriz kesin geliyor” demek de “hiçbir sorun yok” demek kadar kolaycıdır.

Daha doğru yaklaşım, farklı ihtimalleri birlikte değerlendirmektir. Gerilimin azalması enerji ve taşımacılık maliyetlerini rahatlatabilir. Uzayan çatışmalar ve yeni ticaret engelleri ise fiyat baskısını artırabilir. Finansman koşulları sıkılaşırsa borçlu işletmeler ve kırılgan ekonomiler daha fazla zorlanabilir.

Türkiye açısından bu gelişmelerin önemi açıktır. Enerji maliyetleri, dış talep ve finansman koşulları üzerinden dışarıdaki dalgalanma içerideki hayatı etkileyebilir. Bu nedenle ekonomi yönetiminin görevi, yalnızca dış gelişmeleri açıklamak değil; ülkenin bu dalgalanmalara dayanıklılığını artırmaktır.

Öngörülebilir politikalar, üretim kapasitesi ve kırılgan kesimleri koruyan bir yaklaşım, seçim sloganlarından daha kalıcı sonuçlar doğurur.

Washington’da sandığın sonucu önemlidir. Fakat dünyanın geri kalanı, kendi geleceğini tek bir siyasetçinin kampanyasına bağlayamaz.

Çünkü seçimler biter; yanlış ekonomik kararların faturası masada kalır.

FREENEWS · AÇIK HABERCİLİK

Son içerik güncellemesi: 02.10.2026 07:22

Bu dosyayı takip et

Gizlilik açıklaması

Düzeltme bildir

Soru veya düzeltme iletmek için giriş yapın. Hesabınız yoksa haber merkezinden başvurabilirsiniz.

Haberle konuş özelliğini kullanmak için giriş yapın.

Sesli okuma cihazınızın desteklediği seslerle yapılır.

SESE ORTAK OL

Bu yazıyı paylaşın

Bir paylaşım, daha çok insana ulaşan bir ses.

As Trump Campaigns, Who Will Pay the Price of the Crisis?
KÖŞE YAZISI

As Trump Campaigns, Who Will Pay the Price of the Crisis?

As Trump Campaigns, Who Will Pay the Price of the Crisis? Mahir Deniz | FreeNews.TR — Campaign rallies are filled with sweeping promises. Voters’ homes are filled with grocery rece…

freenews.tr · Mahir Deniz

WhatsApp başlığı kalın ve paragrafları ayrı gönderir. Görsel önizlemesini alıcı platform oluşturur; görsel dosyası otomatik eklenmez. Fotoğraf olarak paylaşmak için Görseli indir ve Metni kopyala düğmelerini kullanın.


Yazar hakkında

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir