İran’ın Mezhepçilik Fitnesi: Yemen’den Irak, Suriye ve Afganistan’a Uzanan Kanlı Miras

FreeNews.TR Analiz
11 Ekim 2026
Yemen’de yeniden tırmanan çatışma, yalnızca Husi milisleri ile Suudi Arabistan arasındaki bir hesaplaşma değil; İran’ın bölgeye sistematik biçimde soktuğu mezhepçilik fitnesinin en güncel halkasıdır. Zeydi Şii Husi hareketine silah, eğitim ve siyasi destek sağlayan Tahran, aynı stratejiyi Irak, Suriye ve Afganistan’da da uygulayarak milyonlarca Müslüman’ın ölümüne zemin hazırladı. Riyad Havalimanı’na yönelik son saldırı, bu uzun soluklu politikanın sivil bedelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Riyad’daki Füze ve Yemen’deki İnsan Kalkanı
10 Ekim’de King Khalid Uluslararası Havalimanı’na isabet eden füze saldırısında en az 12 kişi öldü, 300’den fazla kişi yaralandı. Ölenler arasında Suudi vatandaşlarının yanı sıra farklı ülke uyruklu siviller vardı. Suudi liderliğindeki koalisyon, saldırıyı “tam teşekküllü savaş suçu” olarak nitelendirerek İran destekli Husi milislerini sorumlu tuttu. Aynı hafta içinde havalimanına yönelik önceki saldırılarda da can kayıpları yaşanmıştı.
Suudi tarafı, Husi liderliğinin sivilleri insan kalkanı olarak kullandığını, medeni alanlara sığınarak hem Yemen içindeki çatışmalarda hem de sınır ötesi saldırılarda sorumluluktan kaçtığını savunuyor. BM verilerine göre Ağustos’tan bu yana Yemen’de belgelenen sivil ölümleri arasında 15 çocuk bulunuyor; yerinden edilenlerin sayısı yüz binleri aşıyor. Her iki taraf da “masumları koruyoruz” iddiasında bulunsa da, ölen ve yaralananların büyük çoğunluğu Müslüman siviller.
İran’ın Yemen’e Soktuğu Fitne
Husi hareketi, 2014’ten itibaren Sana’yı ele geçirdikten sonra İran’dan gelen balistik füze, insansız hava aracı ve askeri danışman desteğiyle güçlendi. Tahran’ın “Direniş Ekseni” stratejisi, Yemen’i Suudi Arabistan’a karşı bir cepheye dönüştürdü. Bu destek, yalnızca askeri kapasite artırmakla kalmadı; Zeydi Şii kimliğini, Sünni çoğunluğa karşı bir siyasi ve askeri kimlik olarak keskinleştirdi. Sonuç, 2015’ten bu yana süren ve on binlerce cana mal olan bir iç savaş oldu. Suudi koalisyonunun hava operasyonları da sivil kayıplara yol açtı; ancak savaşın mezhepçi boyutunu derinleştiren ana dış aktör, Husi’lere sistematik destek sağlayan İran oldu.
Irak, Suriye ve Afganistan’daki Aynı Kalıp
İran’ın mezhepçilik üzerinden nüfuz kurma politikası Yemen’le sınırlı değil. Irak’ta 2003 sonrası dönemde Şii milisleri (Haşdi Şabi ve benzeri gruplar) üzerinden Sünni nüfusa yönelik şiddet, yüz binlerce insanın ölümüne ve milyonlarcasının yerinden edilmesine yol açtı. Suriye’de Esad rejimine verilen askeri, mali ve milis desteği, 2011’den itibaren yaşanan iç savaşta yüz binlerce Müslüman’ın (hem Sünni hem Alevi/Şii) ölümüne katkı sağladı. Afganistan’da ise Taliban sonrası dönemde İran destekli gruplar ve mezhepçi gerilimler, iç istikrarsızlığı besledi.
Bu ülkelerde ortak nokta şuydu: İran, Şii kimliğini bir dış politika aracı olarak kullanarak yerel aktörleri silahlandırdı, eğittti ve siyasi olarak yönlendirdi. “Mezhepçi direniş” söylemi, Sünni yönetimler veya çoğunluklara karşı meşruiyet aracı olarak kullanıldı. Sonuç, birbirini “sapkın” veya “işbirlikçi” ilan eden Müslüman grupların birbirini hedef aldığı uzun soluklu çatışmalar oldu. Yemen’deki Husi ilerleyişi ve Riyad’a yönelik füze saldırıları, bu modelin Kızıldeniz kıyısındaki tezahürüdür.
Analiz: Aynı İnanç, Ortak Kurbanlar
“Müslüman Müslümanı öldürmez” iddiası, İran’ın bölgeye soktuğu mezhepçilik fitnesi karşısında defalarca çöktü. Yemen’de Husi milisleri sivil havalimanlarını hedef alırken, Irak ve Suriye’de milisler Sünni mahalleleri ve kampları vurdu. Her iki durumda da gerekçe “direniş” veya “güvenlik” olarak sunuldu; ancak ölenler büyük ölçüde Müslüman sivillerdi. Suudi Arabistan’ın Yemen’deki operasyonları da eleştirilere konu olsa da, çatışmanın mezhepçi derinliğini yaratan ve sürdüren asıl dış etken, Tahran’ın sistematik desteği olmuştur.
Riyad Havalimanı saldırısı, bu politikanın güncel bedelini gösteriyor. İran destekli bir milis, Müslüman bir ülkenin başkentindeki sivil altyapıyı vuruyor; karşılığında Müslüman siviller ölüyor. Yemen, Irak, Suriye ve Afganistan’daki milyonlarca ölüm ve yerinden edilme, mezhepçiliğin dış aktörler tarafından nasıl silahlandırıldığının kanıtı niteliğinde. Çatışma sürdükçe, “aynı kitaba inanan” insanların birbirini hedef alması da devam edecek.
#YemenSavaşı #MezhepçilikFitnesi #RiyadHavalimanıSaldırısı #İranDestekliHusiler
Son içerik güncellemesi: 11.10.2026 14:31
Bu dosyayı takip et
Düzeltme bildir
Soru veya düzeltme iletmek için giriş yapın. Hesabınız yoksa haber merkezinden başvurabilirsiniz.
Haberle konuş özelliğini kullanmak için giriş yapın.
Sesli okuma cihazınızın desteklediği seslerle yapılır.
Bu yazıyı paylaşın
Bir paylaşım, daha çok insana ulaşan bir ses.

İran’ın Mezhepçilik Fitnesi: Yemen’den Irak, Suriye ve Afganistan’a Uzanan Kanlı Miras
FreeNews.TR Analiz11 Ekim 2026 Yemen’de yeniden tırmanan çatışma, yalnızca Husi milisleri ile Suudi Arabistan arasındaki bir hesaplaşma değil; İran’ın bölgeye sistematik biçimde so…
freenews.trTikTok, YouTube, Snapchat, Messenger, Signal, Discord ve Mastodon için metni kopyalayın; desteklenen gönderi türüne görseli kendiniz ekleyin. Cihazda paylaş menüsünde yalnızca cihazınızın sunduğu uygulamalar görünür.
Bu düğme hesaplara otomatik gönderi veya video yayımlamaz. Görseli indirip aşağıdaki metin ve bağlantıyla birlikte paylaşabilirsiniz.
Görseli indirin, paylaşım metnini kopyalayın ve Instagram’da yeni gönderiye ekleyin. Telefonda paylaşım menüsünde Instagram görünürse onu seçebilirsiniz.
1080 × 1350 piksel. Metin otomatik aktarılmayabilir; kopyalayıp açıklamaya yapıştırın. Haber bağlantısını profilinize veya hikâyedeki bağlantı etiketine ekleyebilirsiniz.
WhatsApp başlığı kalın ve paragrafları ayrı gönderir. Görsel önizlemesini alıcı platform oluşturur; görsel dosyası otomatik eklenmez. Fotoğraf olarak paylaşmak için Görseli indir ve Metni kopyala düğmelerini kullanın.
Etiketler: Afganistan, Fitnesi, Irak, İran, Mezhepçilik, suriye, Uzanan, Yemen

Bir yanıt yazın